Meme Rekonstrüksiyonu

Meme rekonstrüksiyonu operasyonu düşünüyorsanız...

Günümüzde meme kanseri veya başka bir hastalık nedeniyle alınmış memenin rekonstrüksiyonu giderek popülerleşen cerrahi prosedür haline gelmektedir. Tıp alanında son zamanlarda yaşanan gelişmeler plastik cerrahlara memenin doğal yapısı ve görünümüne benzeyen yeni meme yaratmalarına izin vermiştir. Dünyanın birçok yerinde artık meme kanseri nedeniyle meme dokuları alınmış hastalara aynı operasyonda meme rekonstrüksiyonu yapılarak, hastaların uyandıklarında kendilerini psikolojik açıdan olumsuz etkileyen memelerin olmaması durumundan kurtarılmış olunmaktadır.

Bununla birlikte akılda tutulması gereken durumunda mastektomi (memenin çıkarılması) sonrası meme rekonstrüksiyonunun basit bir girişim olmadığıdır. Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu için uygulanabilecek birçok seçenek olup bunların içinde hangisinin size uygun olacağı doktorunuzla kurulacak iyi bir iletişimle belirlenebilir.

Bu sayfada, mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu seçeneklerini, bunların temel prensiplerini, bu girişimlerin ne zaman uygulandığını, nasıl yapıldığını ve elde edilebilecek sonuçları bulacaksınız. Tabiki bu sayfada tüm sorulara cevap vermek mümkün olmayacaktır. Her bireye ait öznel sorunlar olabileceği akılda tutulmalı ve sizleri sıkıntıya düşürebilecek bir durumda bir plastik cerraha başvurmanızı öneriyoruz.

Meme rekonstrüksiyonu için en iyi adaylar

Birçok mastektomi hastası tıbbi olarak rekonstrüksiyon için uygun durumdadır ve dünyanın birçok yerinde mastektomi ile aynı seansta rekonstrüksiyon operasyonları yapılmaktadır. Bununla birlikte meme rekonstrüksiyonu için en uygun hastalar meme kanserleri mastektomi ile elimine edilen kadın hastalardır.

Ancak bu operasyon bazı geçerli nedenlerle geçiktirilmekte veya yapılamamaktadır. Geciktirme nedenlerinin başında da meme kanserinin tekrarlama veya vücudun başka bir bölgesine yayılma riskinin ortadan kaldırılması gelmektedir. Bunun dışında bazı hastalar ek operasyonu istemedikleri için bu operasyondan kaçınmaktadırlar. Ayrıca mastektomiye oranla daha kompleks bir prosedür olabilen meme rekonstrüksiyonu, şeker hastalığı, yüksek tansiyonu ve başka sistemik rahatsızlığı olan bazı hastalara önerilebilecek bir seçenek olmaktan çıkmakta veya bu rahatsızlıkların giderilmesine kadar geçiktirilmektedir.

Tüm cerrahi girişimler bazı belirsizlikler ve riskler taşımaktadır.

Meme kanseri nedeniyle meme kaybına uğramış hemen hemen her kadın hasta rekonstrüktif cerrahi yoluyla yeniden memeye sahip olabilir ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi bu prosedürlerde belirli riskler taşımaktadır.

Her cerrahi girişimde görülebilen kanama, vücut sıvısı birikimi, anormal yara yeri iyileşmesi, anesteziye bağlı komplikasyonlar meme rekonstrüksiyonu operasyonlarında da nadiren olsada görülebilir. Aynı zamanda sigara içen kişilerde geçikmiş yara iyileşmesi, belirgin izlerin oluşmasına ve iyileşme döneminin uzamasına neden olmaktadır. Arasıra oluşan bu komplikasyonlar ikinci operasyona gereksinim duyulacak kadar şiddetli olabilir.

Eğer rekonstrüksiyon için meme protezi kullanımı tercih edildi ise düşük bir olasılıkla gelişebilecek enfeksiyon genellikle operasyonu izleyen ilk iki hafta içinde ortaya çıkar. Bu durum protezin çıkarılmasına ve enfeksiyon gerileyene kadar da rekonstrüksiyon operasyonunun ertelenmesine neden olacaktır.

Protez kullanımında ortaya çıkabilecek ve daha sıklıkla görülen bir diğer komplikasyon protezin oluşturduğu kapsülün kontraksiyonudur. Meydana gelen bu sert doku protezi sıkıştırıp oluşturulan memenin şeklini bozabilir. Bu durumda tercih edilecek birkaç yöntem bulunmaktadır ve bazen protezin çıkarılıp oluşan kapsülün temizlenmesinden sonra tekrar protezin yerleştirilmesine ihtiyaç duyulabilir.

Rekonstrüksiyon yöntemlerinin günümüzde meme kanserinin tekrarlamasına yönelik herhangi bir etkisi yoktur ancak operasyon dönemi boyunca ara verilen radyoterapi ve kemoterapinin olumsuz etkileri olabilir. Bu durumda cerrahınız periodik olarak mammografi isteğinde bulunarak opere ve normal memenin takibine devam edecektir. Eğer rekonstrüksiyonunuz protez kullanılarak yapılmışsa güvenilir radyogramlar elde etmek için bu konuda radyologları uyarmalısınız.

Meme rekonstrüksiyon operasyonunu erteleyen kadınların memelerini kaybetmiş olmalarına alışmaları nedeniyle yeniden yapılan memenin kendilerine ait olduğu konusunda kafa karışıklığı anksiyete yaşayabilmektedirler.

Operasyonunuzun planlanması

Meme kanseri tanısı aldıktan hemen sonra meme rekonstrüksiyonu hakkında değerlendirme yapılması açısından en ideali meme cerrahınızla beraber plastik cerrahınızın beraber çalışarak size en uygun rekonstrüksiyon yönteminin ne olacağını ve ne zaman yapılacağının belirlenmesidir. Sağlık durumunuz değerlendirildikten sonra plastik cerrahınız, yaşınıza, sağlık durumunuza, anatomik yapınıza ve beklentilerinize cevap verecek en uygun rekonstrüksiyon seçeneğini açıklayacaktır. Bu dönemde beklentilerinizi açıkça cerrahınıza anlatmalı ondan da size en uygun yöntemin ne olacağı, doğabilecek riskleri size en açık ifadelerle anlatmasını istemelisiniz. Mastektomi sonrası uygulanacak rekonstrüksiyonun görünümünüzü düzelterek sizin kendinize olan güveninizi arttıracağı aşikardır ancak akılda tutulması gereken arzulanan sonucun düzeltici etkisinin olduğudur mükemmel değil. Bu dönemde cerrahınız operasyonda tercih edeceği anestezi tipini size açıklayacaktır. Bu operasyonlarda genellikle genel anestezi tercih edilmekte olup tüm operasyon boyunca uyuyor olacaksınız. Cerrahınız ayrıca hastanede kalış sürenizin ve masraflarınızın ne kadar olacağını net olmamakla beraber size açıklayacaktır. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de meme rekonstrüksiyon yöntemleri sosyal güvence kapsamında bulunmamaktadır.

Operasyona hazırlık

Onkoloğunuz ve plastik cerrahınız operasyona hazırlık döneminde size yeme-içme alışkanlığınızda, sigara içimi ile alacağınız ve kaçınacağınız ilaç ve vitaminler konusunda gerekli tavsiyelerde bulunacaktır. Bu dönemde hastanede kalış sürenizide öğrenerek size hastanede refakat edecek kişiyide ayarlama imkanınız olacaktır.

Protezlerin tipleri

Eğer plastik cerrahınız protez kullanılarak yapılacak bir rekonstrüksiyon yöntemini tercih ederse, onunla hangi tipte protez kullanacağı konusunda fikir alışverişinde bulunmalısınız. Çünkü şu anda piyasada sıklıkla kullanılan FDA ( Food and Drug Administration) onaylı silikon jel ve serum fizyolojik solusyonu ile dolu olan silikon kaplı protezler bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda delinip de vücuda yayılmadığı sürece silikon dolu protezlerin vücuda olumsuz bir etki yarattıkları henüz ispatlanmış değildir. Bununla birlikte delinse bile serum fizyolojik dolu ile olan protezler silikon jel ile dolu ile olan protezlere oranla daha güvenilir materyallerdir.

Operasyonunuz

Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu için uygulanabilecek birkaç seçenek bulunmaktadır. Bu seçenekler arasında size en uygun olanına cerrahınızla beraber karar vermelisiniz.

Doku genişletme yöntemi: Bu yöntemde en fazla tercih edilen ise doku genişleticiler kullanılıp ardından bu bölgeye silikon meme protezi yerleştirilmesidir. Mastektomi operasyonunuz sonrasında cerrahınız deriniz ile göğüs kasları altına doku genişleticisi yerleştirmektedir. Daha sonra bu doku genişleticisini kendisinden ayrı olabilen bir valf aracılığı ile belli aralarla serum fizyolojik ( tuzlu su) vererek şişirmektedir (Şişirme esnasında genellikle hastalar ağrı duymamaktadırlar). Bu işlem kullanılacak kalıcı protezin boyutuna bağlı birkaç haftadan birkaç aya kadar sürebilmektedir. Yeterli şişirme yapıldıktan sonra ikinci bir operasyon ile bu doku genişleticisi çıkarılıp yerine istenilen protez yerleştirilmektedir. Bazı doku genişleticiler ise kalıcı protez ile aynı özellikleri taşıyıp ikinci bir operasyona gerek kalmadan rekonstrüksiyon başarılabilmektedir. Bundan sonraki aşamada ise (kalıcı protez yerleştirildikten birkaç ay sonra) cerrahınız genellikle lokal anestezi altında meme başı oluşturmak için bir girişim yapacaktır. Ardından bu meme başı ve çevresi normal meme görünümünü alsın diye tattoo(dövme) ile boyama yaparak rekonstrüksiyonu tamamlayacaktır.

Flep ile rekonstrüksiyon: Protez ile rekonstrüksiyon yöntemine alternatif olarak ve günümüzde daha sıklıkla tercih edilen yöntem ise vücudun başka bir bölümünden doku aktarımı yapılarak başarılan meme rekonstrüksiyonu yöntemidir. Bunun için sıklıkla tercih edilen verici sahalar sırt, karın ve kalça bölgeleridir.

Flep ile rekonstrüksiyon yöntemlerinde: İlk ve en kompleks operasyon geçirildikten sonra, herhangi bir komplikasyon gelişmemişse ikinci operasyonda hastaların her iki memesi arasında simetri oluşturmak için ikinci bir operasyon planlanmalıdır. Bu ikinci operasyonda sağlıklı memenin durumuna göre küçülte, büyütme mammoplastileri veya meme asma yöntemleri kullanılmaktadır. Gerekli olduğunda onarılmış memede de düzeltme yapılmaktadır. Bundan sonraki aşama ise onarılmış memeye memebaşı yapılması ve bunun tattoo ile boyaması yapılarak doğal meme görünümünün elde edilmesi olmaktadır.

Sırt kaslarından latissimus dorsi kası kullanılarak yapılan rekonstrüksiyon yöntemi bunlardan biridir. Bu yöntemde kas koltuk altındaki orijinal bağlantı yerinden ayrılmayıp ve dolaşımı kesilmeden bir tünel yaratılarak mastektomili sahaya aktarılmaktadır. Böylece sırttan kas, yağ dokusu ve deri aktarımı yapılmaktadır. Bu yöntem cerraha ve hasta için yeterli volüm sağlayacak olursa tek başına yeterli olmaktadır. Aksi halde aktarılan bu kas dokusunun altına silikon protez yerleştirilip istenilen meme boyutu elde edilmektedir.

İkinci ve günümüzde en sık kullanılan fleple meme rekonstrüksiyonu yöntemi karından kas, yağ ve deri aktarımı yapılmasıdır. TRAM (trans rektus abdominis kas-deri flebi) flep ile meme rekonstrüksiyonu da denilen bu yöntemde karından mastektomili sahaya bir tünel aracılığı ile veya karından tamamen bağı kesilip mikrocerrahi (büyüteç altında yapılan cerrahi teknik) yöntemi ile karın dokuları mastektomili sahaya aktarılmaktadır. Bu yöntemde protez kullanımına ihtiyaç kalmadan istenilen boyut elde edilip, görünüm ve yapı bakımından doğal memeye en yakın sonuç elde edilmektedir. Ayrıca bu yöntemle hastalar sarkık karın yapılarından kurtularak karın estetiğide olmaktadırlar.

Diğer meme rekonstrüksiyonu yöntemleri arasında mikrocerrahi tekikler kullanılarak yapılan kalçadan, kasıktan veya bacaktan alınan dokuların mastektomili sahaya aktarılması ile başarılan yöntemlerdir. Mikrocerrahi yöntemle yapılan TRAM operasyonlarında olduğu gibi bunlarda da bu dokulara ait atar ve toplardamarlar göğüs ve koltuk altındaki başka atar ve toplar damarlarla birleştirilmektedir. Bu yöntemlerde operasyonlar 8-10 saat gibi uzun sürelere ulaşabilmektedir. Ayrıca verici sahalarda kalıcı izler oluşturup bazen hastalara rahatsızlık verebilmektedir. Ve herşeyden öte bu yöntemler mikrocerrahi konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip plastik cerrahları gerekli kılmaktadır.

Operasyonunuzun sonrası:

Bu ardışık operasyonları takiben belli bir mktar güçten düşmeniz normal olup yaşayacağınız rahatsızlıkların çoğu cerrahınızın size yazacağı ilaçları kullanmakla giderilecektir.

Size uygulanan yöntemin kapsamına bağlı olarak hastanede kalış süreniz 2-5 gün arasında sürebilir. Operasyonunuzda çalışılan sahalarda vücut sıvısı veya kan birikimini önlemek için yerleştirilen drenler birkaç gün sonra vücudunuzdan çekilecektir. Ancak bazen bu süre 1 hafta veya 10 güne kadar sürebilmektedir. Cerrahınızın tercih ettiği dikiş materyallerine bağlı olarak dikişleriniz 1-3 hafta içinde alınacaktır.

Normale dönüş:

Normal fiziksel aktivasyonlarınıza dönüşünüz flep ile rekonstrüksiyon yöntemi seçilmişse 6 haftaya kadar sürebilir. Ancak protez kullanılarak yapılan meme rekonstrüksiyon yöntemlerinde bu süre çok daha kısa olacaktır. Rekonstrüksiyon yöntemleri ile yapılan memelerdeki his kaybı hiçbir zaman geri dönmemektedir. Birçok iz zamanla solacak ve daha az belirgin hale gelecektir. Bu süre 2 yıla kadar uzayabilir. Cerrahınızın egzersizlere ve normal fiziksel aktivitelere ne zaman başlayacağınız konusunda size yapacağı önerilerini dikkate almalısınız. Genel bir yaklaşım olarak operasyonunuzdan yaklaşık 3-6 hafta sonraya kadar yorucu sporlardan ve seksüel aktiviteden kaçınmanız gereklidir.

Yeni görünümünüz:

Rekonstrükte edilmiş meme size doğal meme dokusuna oranla daha sert, daha yuvarlak veya daha düz gelebilir. Mastektomi öncesi memenizle aynı kontura sahipte olmayabileceği gibi normal meme dokunuzla da aynı simetri de olmayabilir. Fakat tüm bu değişiklikler sadece size öyle görünecek dışarıdan bakıldığında belli olmayacaktır. Bununla birlikte birçok mastektomili hastanın meme rekonstrüksiyonu sonrasında görünümü dramatik bir şekilde düzelmiş ve yaşam kaliteleri artmıştır.