Güneş Lekeleri Cildinize Gölge Mi Düşürüyor?

Deniz, kum, peki güneş? Güneş ışığını, bir araya geldiklerinde vazgeçilmez üçlüyü oluşturan bu ikiliden belli bir noktadan sonra, önce yazımızda sonra da hayatlarımızda ayırmak faydalı olacaktır.

Güneş ışığı, hem hayatımızı devam ettirebilmemiz için hayati niteliktedir hem de vücudun kemik ve deri sistemi açısından oldukça gerekli olan D vitamini kaynağıdır. Ruhsal olarak duygu durumumuzu olumlu etkilemesinin yanı sıra, yaz aylarında hem dinlenip hem de eğlenmenin en temel aracısı olmaktadır. Deniz, kum, güneş üçlüsü, iş ve ev temposu içine sıkıştığımızı hissettiğimiz anlarda, vücudumuzun ihtiyacı olan dinlenmeyi sağlamanın en temel yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak güneş ışınları, vücut için gerekli unsurlarından daha fazla tehdit unsurları barındırabilmektedir. Özellikle son 30-40 yıldır yapılan araştırmalar ışığında söyleyebilmekteyiz ki, güneş ışınlarının cilde ciddi anlamda zarar veren olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Dünya yüzeyine ulaşan güneş ışıkları değişik dalga boylarına sahiptir ve bu dalga boyları arasında deri tabakasına en zararlı etkilere sahip olanı ise pek çok kişinin aşina olduğu UVA ve UVB ışınlarıdır. UV yani ultraviyole ışınlar, cilde ciddi hasarlar vermekte ve bu hasarların daha da ciddi boyutlara ulaşması durumlarında ise cilt kanserlerine sebep olabilmektedir. Bu bakımdan güneş ışınlarının, öncelikle güzelliğimize gölge düşürdüğünü hissettiğimiz cilt lekelerini ardından ise bu cilt lekelerinin tedavi yöntemlerini ele almamız gerekmektedir.

Deniz, Kum, Güneş ve Güneş Lekeleri

Güneş lekeleri, kişide doğuştan mevcut olmayan ve genellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan kahverengi oluşumlara verilen isimdir. Erkeklere oranla kadınlarda daha çok ortaya çıkan ve yüz bölgesinde genellikle iki taraflı ve simetrik şekilde oluşan bu lekeler, oldukça yaygın bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Güneş lekelerinin belli başlı temel özelliklerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz:

  • Güneş lekelerinin ortaya çıkmasında güneşlenme temel faktör olarak kabul edilmektedir. Bu temel faktörün yanı sıra; hamilelik, hormon tedavileri ve kullanılan doğum kontrol hapları da güneş lekesi oluşumunu tetikleyen faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • Güneş lekeleri, özellikle genç kadınlarda görülme oranı daha yüksek oluşumlardır.
  • Koyu ten yapısına sahip kişilerde güneş lekeleri oluşumu daha çok ortaya çıkmaktadır.
  • Yüzde oluşan cilt lekeleri genellikle güneşe daha açık olan bölgelerde meydana gelmektedir. Bu bakımdan yüzdeki cilt lekeleri sıklıkla, üst dudak, yanaklar ve alın bölgesi gibi güneşi direk alan bölgelerde ortaya çıkmaktadır.
  • Deriye göre daha koyu renkte, düzensiz sınırlara sahip şekilde meydana gelen cilt lekeleri, ciltte kabarıklık oluşturmayarak deride yüzeysel görünümler oluşturmaktadır.

Cilt lekeleri, yüzeysel cilt lekeleri ve derin ya da karışık tip güneş lekeleri olmak üzere iki tip lekeler olarak ortaya çıkmaktadır;

  • Yüzeysel güneş lekeleri, tedaviye daha iyi yanıt veren basit lekelerdir.

Derin ya da karışık tipte güneş lekeleri olarak karşımıza çıkabilen cilt lekeleri ise görsel olarak farklı şu şekilde farklı niteliklere sahiplerdir;

  • Derin tip güneş lekeleri, mavi-gri yansımalar oluşturabilmektedir.
  • Karışık tip güneş lekeleri ise, kahverengi-gri yansımalara sebep olabilmektedir.

Bütün cilt lekesi tipleri, genellikle yaz aylarında ve solaryum sonrasında, dolayısıyla güneşin etkilerinin arttığı durumlarda koyulaşma eğilimleri göstermektedir. Ayrıca güneş lekeleri gözlenen kişilerde tiroit hastalıkları sıklıkla görülebilmektedir.

Lekelere Karşı Tedavi Yöntemleri

Deniz, kum ve güneş sonrası, ciltte meydana gelebilecek olan lekelere karşı çeşitli yöntemler karşımıza çıkmakta ve her geçen gün geliştirilmektedir. Güneş lekelerine karşı tedavi uygulanması bakımından en uygun zaman, güneşin daha az görüldüğü dolayısıyla güneşin etkilerinin de daha az görüldüğü kış mevsimi olarak belirtilmektedir.

Lekeleri Soyma Yöntemi

Basit cilt lekeleri, daha yüzeysel lekeler oldukları için daha doğal ve kolay yöntemlerle ortadan kaldırılabilmektedir. Ancak yoğun cilt lekelerinden kurtulmak için, profesyonel olarak uygulanan derinlemesine leke tedavilerinde, bazı lekeler soyma yöntemi uygulanarak tedavi edilebilmektedir.

  • Kimyasal peeling; hafif cilt lekelerinde kimyasal peeling uygulanarak, ciltte soyulma bu yöntemle iyileşme sağlanmaktadır. Kimyasal peeling, deri üzerine bir ya da birden çok kimyasal ajanın ( asidik veya bazik nitelikte) uygulanması yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu uygulama ciltte yüzeysel soyulma gerçekleştirilmesi olarak da tanımlanabilmektedir. Kimyasal peelig yoluyla, epidermis ve dermisin bir kısmı üzerinde kontrollü bir şekilde hasar oluşturulmakta ve bu hasarın iyileşmesi sırasında ciltteki lekelerden kurtulma amaçlanmaktadır.
  • Enzim peeling; bu yöntemle ciltte melanin oluşumunu sağlayan ‘tirozinaz’ adı verilen enzim baskılanmaktadır. Bu maddenin baskılanması sonucu, lekeli bölgelerde melanin oluşumu azalmakta ve bu sayede cilt rengi açılmaktadır.
  • Lazer Uygulaması; derin ve büyük lekelerde lazer uygulamayla soyma işlemi gerçekleştirilmektedir. Lazerle soyma işlemiyle leke üzerine 640nm dalga boyunda lazer ışınları atılmaktadır. Bu ışınlar, melanin içeren hücreler tarafından yoğun şekilde emilirken, normal hücrelere daha az etki göstermektedir. 3-4 gün sonra lazer ışını uygulanan bölgelerde kabuklanma oluşmaktadır. Melanin içeren hücreler bu ışınları daha çok emdiği için, 3 hafta sonra bu kabukların düşmesiyle, yenilenmiş beyaz deri tabakası ortaya çıkmakta ve bu şekilde lekelerden kurtulma sağlanabilmektedir.

Soyma yöntemlerinden ayrı olarak;

  • PRP uygulaması; hastanın kendi kanından alınan örnek, PRP kitindeki tüpe yerleştirilmekte ve belli bir süre sonra kandaki trombositler bakımından zengin plazma kısmı, lekeli cilt bölgelerine enjekte edilerek dokuların yenilenmesi amaçlanmaktadır. Kişinin kendi kanının kullanıldığı bu yöntemde, alerji riski bulunmamaktadır.